30 Ocak 2018 Salı

İlk blog yazım♡/ Hatıralar hakkında

Merhaba,

Bu benim ilk blog yazım olacak. Bu yüzden  heyecanlıyım. İlk üzerinde konuşmak istediğim konu bizim ülkemizdeki "günlük tutma"algısı. Maalesef hepimize küçükken gerek evlerde gerekse okullarda zorunlu tuttukları bir olay. Bu zorla olacak bir şey degil. İnsanın içinde yazma tutkusu varsa o zaten yazar. Mesela kendimden örnek verme gerekirse küçükken bir başlayıp bir bırakırdım ta ki babam bana üzerinde resmimin basılı olduğu bir günlük verene kadar. Babam, ben gençken yazmamıştım, şimdi yazılı hatıralarımın olmasını nasıl isterdim tarzı bir konuşma yapmıştı ve benimde içimde bir yazma aşkı oluşmaya başladı. Bana hediye ettiği defter yaklaşık 300-350 sayfaydı. Tam olarak bitiremedim. Ama yine yaklaşık 3-3.5 yılımı aldı. Sonra doğum günümde çok tatlı bir defter aldılar. Ben de tekrardan yazmak istedim. Şuan hala aralıksız yazıyorum. 5. Günlüğüm bitmek üzere:)  Bugün bir sayfada günlük başlığı altında yorumları okuyordum. Bazıları zor iş devam ettirenleri kutluyorum derken bazıları da büyüdünüz ve hala yazıyorsanız bu kötü bir durum,hastalık tarzı şeyler demiş. İnanamadım. Biz günlüklerimizi gün içindeki sıkıntılarımızı veya mutluluklarımızı paylaşmak için tutuyoruz. Biz günlüklerimizi ileriye dair bir hatıra olsun diye tutuyoruz. Biz günlüklerimizi sohbet etmek için tutuyoruz. Bu tarz düşünceler için üzülüyorum. Ve değinmek istediğim bir konu da yabancı ülkelerin tutumu. Kişilerin çoğu bunun faydalariyla alakalı,nasıl kullanılacağıyla alakalı bilgiler veriyor. Hatta birçok konsept videoları var. Ben izlerken çok eğleniyorum. Bunları journal flip-through, journal collection, current journal yazarsanız bulabilirsiniz. Evet, bahsetmek istediklerim bunlardı. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Aşağıya benim gibi düşünenler, hala günlük tutanlar, başlamaya karar verenler lütfen yorum bıraksınlar. Çok sevinirim. İyi günler.♡

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder